Orta Doğu’Nun Öncü Sanat Piyasalarından İran Abd Yaptırımları Yüzünden Zorlu Süreç Yaşıyor.

images

25 Temmuz 2019

İranlı sanatçı Tarlan Rafiee, geçtiğimiz ay Venedik Bienali'ne yaptığı ziyaretin ardından ilhamla dolup taşarak Tahran'a döndü. Ancak sanat malzemeleri almak için Tahran’da mağazaya girdiğinde ihtiyaç duyduğu 20 adet gereçten sadece bir tane tedarik edebileceğini öğrendi. Zira, ABD’nin nükleer programından kaynaklı son dönemde artırdığı yaptırımlardan dolayı sanat malzemelerinin sınırlı sayıda olduğunu söyleyen satıcı, diğer sanatçılar içinde elinde stok bulundurması gerektiğini söyledi. Sadece birkaç hafta içinde işlerin bu kadar kötüye gittiğini görmenin şaşkınlığını yaşayan sanatçı, şimdi 18.yy ressamları gibi resim yapması gerektiğini belirtiyor. Sanatçı ABD yaptırımlarının ülke içindeki sanat ve kültüre yapılan sansürden çok daha fazla zarar verdiğini düşünüyor. 

Geçen Mayıs ayında, tartışmalı olan uluslararası nükleer anlaşmadan çekileceğini açıklayan ABD Başkanı Donald Trump, İslam Cumhuriyeti'ne karşı bugüne kadar uygulanan en sert yaptırımları uygulamaya başladı. Yaptırımlar sonucu, İran artık Amerikan doları satın alamaz, altın, alüminyum, çelik veya kendi para birimi olan Rial ile işlem yapamaz.

Yaptırımlar uyarınca, İranlılar herhangi bir yabancı banka hesabına para yollayamıyor ya da uluslararası banka havalesi alamıyorlar. Birçok Avrupalı, İngiliz ve uluslararası şirket de kendilerini ABD yaptırımlarından korumak için İran'dan çekiliyor. Sonuç olarak, enflasyonun fırladığı ülke ekonomisi, %/0’lik bir para değeri kaybıyla boğuşuyor.

Her ne kadar “bilgilendirme materyali” olarak sınıflandırılan sanat, teknik olarak yaptırımlardan muaf olsa da, yaptırımların tümü İran sanat piyasasını direk olumsuz yönde etkiliyorz. Zira, İran’daki banka hesaplarına para alamayacak halde olan sanatçı ve galeriler için büyük zorluklar bulunuyor.

Ancak İran sanat piyasasının aktif emektarları tüm zorluklara göğüs gererek İran sanatını uluslararası düzeyde temsil etmek için çalışmaya devam ediyor. Paris Palais de Tokyo’daki İran sergisi, Venedik Bienali’ndeki İran pavyonu, bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan ve 19 sanat galerisiyle geçen yıla göre katılımcı sayısını ikiye katlayan Tahran Teer Sanat Fuarı dünya sanat camiasında takdirle karşılanıyor.

Yaşama Mücadelesi

Yaptırımların bir sonucu olarak, İranlı sanatçılar, galeriler ve koleksiyonerler, yaptığı işlerin karşılığında küresel karmaşık bir dizi işlem gerçekleştirmek zorunda. Uluslararası bankalarda hesabı olmayan sanatçılar, “döviz şirketleri” aracılığıyla para alışverişinde bulunmak için yüklü komisyon harçları ödemek zorunda kalıyorlar. Diğer yandan yabancı bankalarda hesap sahibi olan sanatçılar da bu sefer İran pasaportlarıyla o bankalardan parayı çekemiyorlar. Bazen, sanatçı emeğinin karşılığını almak için fiziksel olarak uçağa atlayıp elden teslim alarak ülkesine parayı sokabiliyor.

İsviçreli bir galeri tarafından temsil edilen İranlı sanatçı Sahand Hesamiyan, satış sonucu ödemesini almak için galeri sahiplerinin bizzat Tahran’a gelmek zorunda olduklarını belirtiyor. Aynı galeriyle çalışan bir diğer sanatçı ise toplamda İsviçreli galeriden 60bin Avro’luk alacağı olduğunu söylüyor. İsviçre’deki banka düzenlemelerinin karışıklığından yakınan galeri temsilcisi ise “bu yaptırımlardan dolayı ileride İran’lı sanatçılarla çalışamayacağını” belirtiyor.   

Artan enflasyonun da sanatçılar için büyük bir yük olduğunu söyleyen İran’ın önde gelen sanat galerilerinden Dastan’s Basement’ın sahibi Hormoz Hematian,  “malzeme maliyetleri, malzemenin elde edilmesi ve artan yaşam maliyetlerinin şuan sanat üretimi için en iyi zaman olmadığını işaret ediyor” şeklinde açıklamada bulunuyor.  

Bu arada, yerel galerilerin büyük sanat fuarlarına katılma maliyetinin, İran parasının değer kaybetmesiyle daha da zorlaştığını söyleyen Hematian, uzun süren güvenlik kontrollerinin nakliye ve teslim sürelerini uzatması yanı sıra vize alma sıkıntılarının da İranlı galerilerin yurtdışı fuarlara katılımını oldukça zorlaştırdığını, Art Basel ve Frieze Fuarlarına katılımcı olarak katılabiliyorken artık eskisi gibi katılım güçlerinin olmadığını belirtiyor.

Temsil Edilme Mücadelesi

Sanatçılar kendi ülkelerinde ödeme alma zorluğu yaşarken, İranlı küratörler farklı bir zorlukla karşı karşıya. Zira para birimlerini almayan yurtdışı ülkelerinde sergi / gösteriler düzenlemek başlı başına bir mücadele. İran'ın Venedik Bienali'ndeki pavyonu, bugün İran sanatını dünyaya sunmak adına insanüstü kararlılığın bir örneği.

Pavyonu tasarlayan Tahran merkezli küratör Ali Bakhariari, İran banka hesaplarının yurtdışında çalışmadığı için personelini, otelini ve diğer masraflarını ödemek için Venedik'e bol miktarda nakit taşımak zorunda kaldığını söylüyor. Kendileriyle çalışmayı kabul eden bir sigorta firmasını bile bulmak yaklaşık bir ayını bulduğunu ekliyor. “ABD hükümeti tarafından terörist olarak etiketlendik. Bu nedenle Venedik'te barış mesajı vermek ve daha iyi bir geleceğe olan inancımızı sergilemek bizim için  çok önemliydi” dedi.

Benzer şekilde, Londra merkezli Parasol Unit isimli kar amacı gütmeyen kurum, Venedik'te bienalle eş zamanda dokuz İran sanatçısını temsil etmeye kalkıştığında karşılaştığı yaptırımlara hızlıca adapte olmak zorunda olduğunu belirtiyor.

Parasol Unit’in İran doğumlu kurucusu Ziba Ardalan, “tüm personelimi toplantıya çağırdım ve ne olursa olsun yönetmelik çerçevesinde İran’lı sanatçıları temsil etmek için elimizden gelen tüm çabayı sarfedeceğimizi söyledim” ve tüm bu zorlu süreç sonunda hala daha iki sanatçısının serginin Londra açılışı için İngiltere vizesi alamadığını üzülerek ekliyor.

Satın Alma Mücadelesi

Ülke içinde ve dışında para havalesi yapma zorluğu, İran'ın sanat piyasasını da ciddi şekilde engelliyor. Tahran'ın Shirin Sanat Galerisi'nin kurucusu ve yöneticisi Shirin Partovi, yaptırımlar nedeniyle yurtdışında müşterisinin olmadığını sadece yerel müşterileri olduğunu belirtiyor.

İsmini açıklamayan Dubai merkezli bir İranlı koleksiyoncu “durum gerçekten çok zorlaşıyor” diyor. “İranlı bir isme sahip olduğum için yurtdışındaki bir Birleşik Arap Emirlikleri banka hesabından bile para gönderemiyorum.” Koleksiyoncu İran'dan ödeme yapmak için, İranlıların para göndermek veya almak için uzun süredir kullandıkları bir servis olan döviz bürolarını kullanıyor ve ekliyor “Ancak son zamanlarda o kadar pahalı hale geldiler ki, 20.000 $ 'dan daha düşük olan işlemler için artık uygun maliyetli değiller.”

Öte yandan, bazı galeriler işlerini ayakta tutmak için müşterileri ile yaratıcı anlaşmalar yapıyorlar. Tahran'daki önde gelen bir galeri yakın zamanda Dubai merkezli koleksiyoncu Mohammed Afkhami ile önümüzdeki altı ila 12 ay boyunca fiyatları 2,000 ila 3,000 dolar arasında değişen çok sayıda eser satın almak için bir anlaşma yaptı. Ödemeleri, zaten ülkede sahip olduğu para ile yapacağını söyleyen İranlı koleksiyoner Afkhami, “İranlı sanatçılardan aktif olarak satın alma yaparsam  İran sanat piyasasına gerçekten yardım edeceğimi ve sanatçılara da harika bir hizmette bulunacağımı söylediler. Bunun üzerine 1940’lardan günümüze sanatçıların eserlerini vakıf koleksiyonuma eklemeye karar verdim.” Diye demeçte bulunuyor.

İran dışında bulunan koleksiyonerler için İran’dan sanat eseri almak kolay olmasa da İranlı zenginler için sanat yoluyla ülke dışına para çıkarmak oldukça popüler hale gelmiş. Geçtiğimiz Ocak ayında Tehran Auction isimli müzayedeevi, İranlı sanatçı Monir Shahroudy Farmanfarmaian'ın bir eserini rekor bir fiyatla 40 milyar Rial  (400.000 $) sattı. Dubai’li bir koleksiyoner, “para kim bilir nereye gitti” şeklinde yorumda bulunarak bu tip satışların bazı durumlarda para aklama aracı olduğunu söyledi. Bir galeri ya da müzayedeevi aracılığıyla satılan yüksek meblağlardaki bir sanat eserinin çoğu zaman yurtdışı bankalarında tutulduğu başka bir gerçek.  

Tahran Müzayedeevi’nin kurucusu Alireza Sami-Azar, “bizim sattığımız eserlerin  yurtdışında tekrar satışa sunulması mümkündür ancak somut bir örnek veremeyiz. Gerçek şu ki müzayedemiz aracılığıyla satın almak satmaktan çok daha iyidir. Ana hedefimiz, İran sanatının dünya piyasasında daha da güçlenmesini desteklemek için için iç piyasamızı büyütmek.”

Yaptırımlar, Önyargılar ve Esneklik

Yaptırımlar, maalesef İran sanatçıları üzerinde başka bir etkiye sahip: İzole edilmek

Cenova merkezli bağımsız küratör ve sanat danışmanı Dina Nasser-Khadivi ise sadece “İran” kelimesinin bile yol açtığı paranoyadan şikayetçi. “Bu durum, ya İran’la ilgili hiçbir alış-verişe bulaşmamaya ya da 10 kat daha zahmetli bir süreci göze alarak işe koyulmaya yol açıyor. Her halükarde bu durum insanların cesaretini kırmaya yetiyor.” Bizzat şahit olduğu bir durumu ise şöyle aktarıyor, “İran doğumlu bir sanatçının eserini almak isteyen Paris'li bir koleksiyonerin kendi bankasının nakliye ücretini trasnfer etmeyi reddetmesinden dolayı koleksiyoner eseri satın alamadı. Zira, bankanın uyumluluk birimi muhtemelen sanatçıyı Google üzerinden araştırdı ve İran doğumlu olduğunu ortaya çıkararak transferi engelledi. ”

Öte yandan, dört yıl önce, gelişmekte olan İranlı sanatçıları destekleyen İngiltere merkezli kar amacı gütmeyen “Pers Büyüsü” ismindeki sanat kurumu, adını MOP Vakfı olarak değiştirmek zorunda kaldı. Zira, kurucu Shirley Elghanyan’ın yaptığı açıklamaya göre, Barclays Bankası, 'Persia' kelimesi nedeniyle banka hesaplarını kapatmak istedi.

Ancak tüm olumsuzluklara rağmen, İran sanat sahnesi olağanüstü bir esneklik sergilemeye devam ediyor. Zira, İran sanatı ülkenin içinde ve dışında temsil edilmeye ve takdir görmeye devam ediyor.

Dastan’s Basement Galeri Kurucusu Hematian, gezginleri ülkelerini ziyaret etmeye çağırıyor. “Burada bir an önce çevre kurarak İran'ın küresel pazara tam olarak gireceği güne hazır olmanızı öneririm” diyor. Ayrıca, “ulaşılabilir sanat” için şimdi tam vakti olduğunu söylüyor. Zira, bundan 15 ay önce alabileceğinizin tam dört katını bugün alabileceğinizin altını çiziyor.

Hematian, “Uluslararası sanat camiasının hepimizin çok çalıştığımızı anlamasını istiyoruz” diyor ve ekliyor “İran piyasası hiçbir zaman bitmeyecek, her koşulda büyümeye devam edeceğiz.”

Kaynak: artnet NEWS

 

 

Güncel Öne Çıkanlar

  • BADA ANTİKA FUARI SATILIYOR
    İngiliz Antikacılar Derneği (BADA) tarafından her yıl düzenlenen ve dünyanın önde gelen antika fuarlarından olan BADA Fuarı gelecekte daha sürdürülebilir bir fuar olması amacıyla satıldı. 
    12 Eylül 2019
  • İSTANBUL'da SANAT SEZONU AÇILDI
    Alanında dünyanın en saygın etkinlikleri arasında yer alan ve uluslararası sanat profesyonellerini İstanbul'a çeken sanat etkinlikleri dönemi Eylül'le beraber başladı.
    10 Eylül 2019