Küçük Ölçekli Sanat Galerileri İçin Ayakta Kalmanın Yeni Yolları

images

9 Ağustos 2019

Amerika Pittsburgh'daki James Gallery ismindeki bir sanat galerisi dışarıdan bakıldığında bir dizi serginin düzenlendiği ve sanat eserlerinin satıldığı sıradan bir sanat galerisi gibi gözükse de aslında binayı “çok hizmetli bir dükkan” olarak tanımlamak daha doğru olacak. Zira, rekabetin oldukça fazla olduğu bir piyasada sanat piyasası ekonomisti Clare McAndrew'a göre galeriler artık sadece sanat gösterip satmaktan daha fazlasını yapmak zorunda.

Her ne kadar mega galeriler sadece eser satışı yapmakla kalmayıp, koleksiyonerler için varlık yönetiminden (mevcut koleksiyonların değerlemesi) sanatçılara özel sipariş verilmesine hatta galeri mekanlarında özel parti organizasyonuna kadar geniş bir alanda hizmet verseler de küçük galeriler için bu tür farklı gelir modelleri geliştirmek oldukça yeni ve artık ayakta kalabilmek için kaçınılmaz bir yöntem.

Amerika’nın New York merkezli Sanat Satıcıları Derneği’nin başkanı Andrew Schoelkopf’ın dediği gibi, bu tür farklı müşteri hizmetleri ya da ek gelir bulma arayışları daha erken bir dönemde sanat camiasında çok da makbul görülmeyebilirdi. Ancak, internet ortamında sanat eseri satışının önlenemez yükselişi, McAndrew’un tahminine göre dünya çapında sayısı neredeyse 300.000’e yaklaşan sanat galerileri ve elit galerilerin katıldığı yüzlerce uluslararası sanat fuarı, günümüzde sanat piyasasındaki rekabetin büyüklüğünü ortaya koyuyor.

 

James Gallery, sadece sanat eseri satışlarının galerinin yıllık 2,5 milyon dolarlık gelirinin yüzde 20'sini yani 500.000 dolar olduğunu, yüzde 32'sini (800.000 $), otel, hastane, spor alanları gibi kurumsal satışlardan elde ettiklerini söylüyor. Geriye kalan yüzde 46'lık dilimin (1.15 milyon dolar) genelde galerinin hemen yanındaki bir dükkanda yapılan özel çerçevelemeden geldiğini, kalan yüzde 2’lik dilimin ise (50 bin Dolar) galeri mekanlarını kiraladıkları etkinliklerden elde ettiklerini söylüyor ki, bu da senede ortalama 20 etkinlik anlamına geliyor.

Galeri kurucusu James Frederick, “Sanat galerileri zarif bir düğün ya da butik bir etkinlik için eşsiz mekanlar. İnsanlar dekorasyon konusunda endişe duymak zorunda kalmıyor, zira duvarlar zaten birbirinden eşsiz sanat eserleriyle dolu.” şeklinde açıklamada bulunuyor.

Müşterilere sundukları hizmetleri çeşitlendirmek aynı zamanda New York’daki Davidson Gallery’nin de gündeminde. Sanat danışmanlığı, müzayedeevleri ve diğer sanat galerileriyle işbirliktelikleri ve özel satışlar gibi sıradan bir galerinin hizmetleri arasında bulunan işlerin yanı sıra, Davidson Galeri de sergi mekanlarını yılda yaklaşık 6 kere farklı etkinlikler için kiraladıklarını söylüyor. Galeri sahibi Charles Davidson bu etkinliklerden elde ettikleri yıllık gelirin, iyi ve kazançlı bir sergi açılışı gelirine denk düştüğünü söylüyor.

Art Basel döneminde UBS sponsorluğunda hazırlanan yıllık sanat raporuna göre, yıllık cirosu 25 Milyon Doları geçen sanat galerileri yüzde 17’lik bir büyüme yaşarken, yıllık toplam cirosu 500 bin Dolar ve altı olan sanat galerileri ise yüzde 18 oranında küçülme yaşamış. “Yani büyül galeriler mega galeri olurken, biz ne mega galeri olduk ne de bir start up sayılırız” diye yorumda buluyor Davidson.  

Bazı galeriler ise, kurumsal çalışmaların galeriyi ayakta tuttuğunu söylüyor. Örneğin, Kansas City, Missouri merkezli Leopold Gallery'nin sahibi Paul Dorrell, galerinin yıllık gelirinin yüzde 40'ının kurumsal sanat danışmanlığından geldiğini belirtiyor. (yüzde 40'ı galerideki sanat eseri satışından, geri kalanı ise internet satışlarından geliyor) Boston'daki Krakow Witkin Gallery'nin ortağı Andrew Witkin ise, sanat danışmanlığının gelirlerinin yüzde 10’una denk geldiğini söylüyor.

Houston merkezli iki galeri Gremillion & Co. ve Dünya Sanatı Galerisi, danışmanlık ve satış komisyonu gibi gelirlerin yanı sıra  sergi mekanlarını partiler için kiraladıklarını söylüyor. Dünya Sanat Galerisi sözcüsü, her ay iki ya da üç ücretli etkinliğe ev sahipliği yaptığını belirtiyor.

New York’un Michael Rosenfeld Galerisi’nin müdürü Halley K. Harrisburg ise, “partilere ev sahipliği yapmak için“ çok sayıda istek aldıklarını, ancak eğlenceli partiler ya da moda çekimi gibi etkinlikler galeriler için çekici bir gelir sunsalar da bu tarz talepleri geri çevirdiklerini söylüyor.  Andrew Witkin ise galerilerinde parti vermek isteyenlerden oldukça fazla talep aldıklarını, ancak gelen talepleri bu partilere ev sahipliği yapan diğer sanat galerilerine yönlendirdiklerini söylüyor. Bu tarz etkinliklerin galerinin asıl misyonunun çok dışına çıktığını söyleyen Dorrel ise, bugüne kadar sadece yakın bir müşterilerinin hatırına tek seferlik bir düğüne ev sahipliği yaptıklarını ifade ediyor.

Sanat ekonomisti Mc Andrew ise, tek seçeneğin sanatın satılmasını beklemenin ya da umut etmenin oldukça zor bir durum olduğunu galeri sahiplerinin bir sonraki yeni iş modelinin geliştirilmesini beklediklerini belirtti. Galerilerin sürekli ifade ettiği gibi, yeni dönemde sanat galerisi işinin ayakta kalması için sergi mekanlarını kiralamaktan daha iyi bir yol olmalı.

Kaynak: artnet NEWS

Güncel Öne Çıkanlar