İznik Çinileri Hakkında Bilmeniz Gereken 8 Şey

images

30 Kasım 2017

Christie's Müzayedeevi uzmanlarından Sarah Plumbly'nin yorumlarıyla: kondisyondan renge İznik çinileriyle ilgili bilmeniz gereken 8 soru 8 cevap

1 Tüm İznik Çinileri İznik menşeili midir? 

Evet. Eski adı Nicea olan İznik, Osmanlı Dönemi'nde çini işliğinin ön planda olduğu İstanbul'a 90 km uzaklıktaki bir bölgenin adıdır. 1865 - 1878 yılları arasında Paris'teki Cluny Museum tarafından Rodos adasından (o zamanki Osmanlı adalarından olan) satın alınan bir grup İznik seramiği, yıllar boyu sürecek bir yanlış anlaşılmanın da nedeni olacaktır. Zira, 19. ve 20.yy’ın başlarında Christie’s Müzayedevinin kataloglarındaki İznik seramik işleri "Rhodian" (Rodos Seramiği) şeklinde yanlış bir tanımlamayla belirtilmiştir. İznik 'te yapılan kazı çalışmaları bu tanımın yanlış olduğunu ortaya koymuş olsa da bir çok eski kaynakta "Rodos Seramiği" (Rhodian) ibaresine yer verilmiştir. 

2 Ne tür objeler üretilmiştir? Nadir olanları var mıdır?

İznik çanaklarının her türlü ebatı ve şekli yemek servisi ve çeşitli dini ritüeller amacıyla üretilmiştir. Bunlardan tabak ve sonrasında testi en sık üretimi yapılan objelerdendir. İznik seramiğinin diğer çeşitleri nadir de olsa müzayedelerde çıkabilmektedir. Bunun yanı sıra, özellikle de 16.yy’ın ikinci yarısında, dönemin sultanları adına yapılan anıtsal yapılarda İznik çinileri büyük miktarlarda üretilmişlerdir. Günümüzde piyasada dolaşan çinilerin büyük bir çoğunluğu, muhtemelen bu dönemdeki imalat fazlasının günümüze ulaşmış örnekleridir.

3 15. 16.ve 17.yy İznik'leri arasındaki fark nedir? 

Tasarım (motif) ve renk faktörleri ele alındığında İznik işçiliğinde net bir tarihlendirme yapılabilir. Örneğin, 16.yy işleri 17.yy işlerine göre bir miktar daha özenle yapılmıştır. Aşağıda renk ve tasarım özelliklerine dair dönemsel sınıflandırma yapılmaktadır:

1480-1520: İznik işlerinin bu erken döneminde genellikle koyu kobalt mavisinin ve beyazın yoğun kullanıldığı, mavi zemin üzerine beyaz rengin desen verdiği etkileyici üretimler yapılmıştır. Tasarımda özellikle tezhip sanatından ilham alınmış, yanı sıra Osmanlı Hanedanlığınca takdir edilen Çin porselenlerinin de bu döneme etkisi olduğu gözlemlenmiştir.

1520-1540: Turkuaz mavisinin ortaya çıktığı ve tasarımların çoğunlukla beyaz zemin üzerine yapıldığı dönemdir. Tasarım bir şekilde basitleşmiş olsa da Çin porselenlerinin etkisi hala görülmektedir. Kıvrımlanan zarif yaprak ve çiçek mottifleri bu dönemin nadir görülenen tasarımlarındandır. Bu motifin rastlandığı ilk örnekler Haliç’te ortaya çıktığından “Haliç İşi” (Golden Horn Ware) olarak da tanımlanmaktadırlar. “Çanak Stili” işlerinin de ortaya çıktığı bu dönemde, çiçek motiflerinin yer aldığı küçük ebatlı vazo ve sürahiler de üretilmiştir.  

1530’lar sonu: Mavi ve turkuaz paletinin yanına manganez moru ve zeytin yeşili renkleri de eklenmiştir. Bu dönemin İznik işleri Şam işi olarak da tanımlanmaktadır. Zira renk benzerliğinden dolayı Şam’da üretimi yapılan çalışmalarla benzerlik göstermektedir. Doğadan esinlenilerek yer yer nar ve enginar gibi desenlerin yer aldığı; genellikle yuvarlak hatlı tasarımların üretildiği dönemdir.

1560-1600: İznik işçiliğin zirveye ulaştığı en önemli ve en uzun süren dönemdir. Sanatçıların genelde doğadan esinlenerek tasarım yaptıkları zengin bir repertuar kullanılmıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nunda Yükselme Dönemine denk geldiğinden yüksek miktarlarda İznik üretiminin yapıldığı, özellikle de Saltanatın Baş Mimarı Koca Sinan’ın yapıtlarını süsleyen İznik çinilerinin büyük miktarlarda sipariş verildiği dönemdir. Güçlü turkuaz tonlarının, zümrüt yeşili, siyah ve koyu kırmızının renk paletine eklendiği, motif çevrelemelerinin genelde siyah renkte yapıldığı gözlemlenmiştir.  

17.yy: İznik çinilerinin kalitesinde ve talebinde, çoğunlukla ekonomik sıkıntılardan kaynaklı bir düşüş gözlenmektedir. Bir önceki döneme nazaran daha kaba motiflerin yer aldığı, kırmızının kahverengiye döndüğü, daha ziyade serbest el çizimi kullanıldığından detayın daha az olduğu üretimler yapılmıştır. Yapışma ve sırlama kalitesinin düştüğü, maviye çalan yüzeyin çatlamaya meyilli olduğu görülmüştür. Öte yandan, tasarım serbestleşmiş, sanatçının hayal dünyasıyla cesur ve sık rastlanmayan özgün tasarımlar ortaya konmuştur.        

4 Kondisyon önemli  

Genellikle büyük miktarlarda üretim yapıldığından İznik işlerinde kondisyon, değer biçerken büyük bir önem arz etmektedir. Eksiksiz, tam parçalar, tamir görmüş eserlere göre daha değerlidir. Şayet tamir görmüşse, orijinal gövdesinin mümkün olduğunca korunmuş olması daha iyidir. Örneğin, İznik tabaklarında genellikle ayaklık kısmında - duvara asma amacıyla - yer yer küçük boşluklara rastlanmaktadır. Endişelenmeyin, bu durum İznik tabağının değerinde herhangi bir düşüş sağlamaz.        

5 Renge dikkat

İyi bir İznik işinde renk esastır. Motif çevrelemelerinde herhangi bir taşma olmadan güçlü renklerin bulunduğu ve beyaz rengin temiz olduğu örnekler kaliteye işaret eder. Ermeni ağaç gövdesi diye adlandırılan bir nevi toprak kilinden meydana gelen kırmızı renk yüzeyde kalın olmalıdır. Dikkat edilmesi gereken bir husus da, fotoğrafların renkleri çoğunlukla doğru göstermemesidir. Özellikle de değerlemede esas teşkil eden beyaz rengi fotoğrafta algılamak oldukça zordur. Bu nedenle daha farklı açı ve ışıkta çekilmiş birden fazla fotoğraf istemek, en ideali de gidip yerinde görmek tavsiye edilir.  

Provenans / Önceki Kullanıcılar

Koleksiyonunuza eklemeyi düşündüğünüz bir parçayı almadan önce hikayesini iyice araştırmaya çalışın, muhatabınıza sorular sorun. Şayet bilinen ya da eski bir koleksiyon parçasıysa, bu durum eseri daha da çekici hale getirecektir. Arka yüzdeki yapışkan ya da numaralar parçanın geçmişine dair önemli ipuçları barındırır. Örneğin, eski bir sticker’dan parçanın 1919 Mart ayında Paris    

Koleksiyon değeri taşıyan diğer İznik esinlenmelerini de inceleyin 

İznik işlerinin 19.yy ‘da Avrupa’da yapılan diğer yorumlamaları da araştırmaya değerdir. 19.yyda Islami sanat eserleri toplamak bir trend halini aldığı gibi Avrpa işçiliğinde br ilham kaynağı oldu. Samson, Theodore Deck ve Cantagalli gibi sanatçılar için İznik işleri en sık “kopya”lanan eserler arasındadır. Elinizdeki İznik işine detaylı baktığnızda imzalarını göreceksiniz. Canatgelli küçük bir “cockrell” Deck TH ˑ DECK   ve Samson S harfnin farklı varyasayonlarını kullnğı gibi Arapça “sin” harfini de kullanmıştır. Bu saydığımız sanatçılarının örnekleri ve bazı digger sanatçıların örnekler Nisan’daki Islam Sanatı müzayedemizde satışa çıkacak.

Ayrıca, İznik’e yakın Ktahya bölgesinde 15.yy dan itibaren üretimi yapılan seramik işleri de oldukça değerlidir. İznik çiisinin düşüşe geçtiği dönemde Kütahya zirvesini yakalamış, ayrıca günmüze kadar gelmiştir.  Ktahya seramiği daha açık renkte olup İzik den farklı olarak kahverengi ve sarının kullanıdığı görülmektedir.  Ermeni nüfusunun yoğun olduğu Kütahya’nın seramik işlerinde Hıristiyan motiflerine sıklıkla rastlanmaktadır.          

Gidin ve yerinde görün

Üretime başladığı andan itibaran hayran olunan ve koleksiyonerlerce ilg gören İznik eserleri dnya müzelerinde karımıza çıkabilmektedir. Örneğin Londra’daki British Museum deneblir ki Türkiye dışındai en kapsamlı İznik koleksiyona sahiptir. Şayet İstanbula gidip yerinde görme şansınız varsa, birbirinden güzel çini örneklerini görebileceğiniz Topkapı Müzesindeki Çinili Köşk, Sadberk Hanım Müzesi ve favorilerimden Rüstem Paşa Cami’ni ziyaret edebilirsiniz.   

 

Kaynak: www.christies.com

 

 

Güncel Öne Çıkanlar

  • SALONANTIK TALKS / MUSTAFA TAVİLOĞLU
    Salonantik Talks serisinin sıradaki röportajını önde gelen perakende mağazası Mudo'ların kurucusu, Türkiye'de sanatın en önemli destekçilerinden Mustafa Taviloğlu ile gerçekleştirdik.  Röportaj: Zeynep ŞEN Video: Zeynep TOR
    16 Aralık 2017
  • İRAN’IN İLK KADIN SANATÇI MÜZESİ
    İran’ın ilk kadın sanatçı müzesi 93 yaşındaki Monir Shahroudy Farmanfarmaian’nın onuruna ilk sergisini açtı.
    15 Aralık 2017